SÖZLERİN DİLİ; MELODİLER ![]() SÖZLERİN KONUŞAN DİLİ ; MELODİLER
Sanat; yaşamda sunulan anı, sevinç, hüzün ve acıların sözlere, tuale, heykele ve dansa yansıtılan figürleridir. Bu figürler fırçayla, kalemle, bedenle buluşunca resim, edebiyat ve dans ortaya çıkmaktadır. Notalar, kelimelerle buluşunca ortaya çıkan kavramın adı; melodi, beste ve aslında bakarsanız bir üründür . Bu ürünlerden ilki Nilüferden Kavak Yelleri Delilik biliyorum senle olmak delilik Takılıp kaldım karşı koymam imkansız Yaşanan yıllarım senden çok daha fazla. Hüzünlerin alır gider sevinçlerimi. İçimde yılgın rüzgarların ayak sesleri. Sende daha yeni yeni kavak yelleri.
Sözleri Nilüfer Uyumlu ve Ülkü Tamer’e ait olan bu eserin hikayesi zamanın ve yaşanmışlıkların iki insan üzerindeki farklı etkilerini işleyen evrensel ve edebi bir anlatı yatmaktadır.
Kimi zaman hayatın acıları filmlere, öykülere, resimlere ve sanata dönüşmüştür. Herkesin '’acı’’’yı yaşama biçimi farklıdır. Kimisi acıyı mutluluğa dönüştürürken kimileri de acıdan unutulmaz eser ortaya çıkarırı Yıldız Tilbe’nin dediği gibi; Her acı büyütür içindeki çiçeği Dönersin kendine budur aşkın gerçeği İnan, inan ki çok üzülürsün. Kendinsin geçkaldığın Unutma çıkar bir yerden tadı sevdanın.
Bazı felsefi sanatçılar vardır: Onları dinlemek kadar onların eserlerindeki sözlerin anlamlarıyla buğulanıp yara almak ya da onlardan anlamsal duygu buhranı oluşturmak söz yazarlarının işidir: Sezen Aksu, Yıldız Tilbe, Nazan Öncel,Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Seyyal Taner, Kayahan, Nilüfer, ve ismini sayacağım sınırlı sayıda insanlar. Her acı büyütür içindeki çiçeği derken Tilbe: İnsanlar ne kadar büyük darbeler alırsa alsın, o acıların insanı çürütmek yerine ruhsal olarak büyütüp, olgunlaştığını ve dünyevi duygudan sıyırılıp özüne dönmeyi dile getrimektedir. Aşkın gerçeği kendine dönmektir. Kendine dönersen aşkın gerçeğini kendinde ararsın. Hayat herkesi imtihanla sınar. Herkesin acısı kendinde çıkar. Kısaca hayat insana kınandığını,büyüklendiğini, yaşattıklarını zamanı gelince herkese yaşatır. İlahi bakIş açısıyla
Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle demektedir. "Kardeşinin başına gelen bir şeye sevinip gülme! Sonra Allah ona merhamet eder de seni o şeyle imtihan eder." (Tirmizî, Kıyamet, 54).denilmektedir.
90’lardan beri müzik sektörünün iyi bir dinleyicisi kimi zamanda söz yazarı ve bestecisi olmaya çalışırken geçmişten geleceğe müzik ahengini yeni nesillerde doğru bulduğum Semicenk’tir. Geçmişten kopmayıp geleceğin duygusal mirasını eserlerine işlerken seslendirdiği bir çalışma olan Azer Bülbül’ün Üzülmedim ki adlı eser çalışmasıdır. Sanma sen gidince ben hep ağladım Ne yas tuttum ne de kara bağladım Sanma sen gidince ben hep ağladın Ne yas tuttum ne de kara bağladım Bi' gerçeği geçde olsa anladım "Kaderimdir" dedim, üzülmedim ki Söz konusu çalışmanın Söz Yazarı Kudret Akpınar ve Naci Güray'a aittir. Berk Arda Büken’in aranje ettiği çalışmanın asıl orjinal sahibi Azer Bülbül’dür. Şarkının fizyolojik duygusuna baktığımızda gururlu bir vazgeçiş ve kadere teslimiyet hakimdir. Maskelenen acı ve güçlüduruş ile hem giden kişiye karşı güçlüdurma hem de kedni kalbini teselle etme duygusu yatmaktadır. Karakter ve duygusal boşluğunu insanlarla değil, kendi içine dönerek sanatıyla aştığını şu ifadeden anlıyoruz. , "Ben derdimi sazım ile avuttum"dizesi, acının nasıl yaratıcılığa ve müziğe dönüştüğünün en net hikayesidir.
Sevgili Okurlar , Yıllardır edebiyattan felsefeye, müzikten bilime, sanattan ilme gibi bir çok konuda yazılarımı kendi kişisel web sayfam olan www.onurcanay.com sayfamda sizlerle paylaşmaktayım. Söz konusu fikir, düşünce ya da tavsiyelerinizi iletişim ve mesajlar kısmından editörümüze iletebilirsiniz.
İyi Okumalar dileğimle, Müzikle kalın. 11.08.2026 21:52 Ankara
|
|
68 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |