• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Üyelik Girişi
İLİŞKİLERDE UYUM VE SADAKAT

                                   İLİŞKİLERDE UYUM VE SADAKAT 

İlişki; kavram olarak birbiriyle ilintili olan, etkileşim sağlayan ve karşılıklı bağlamı olan ifadelere

ilişki denir. Bir ilişkinin meydan okuması, fırtınalı dönemleri atlatabilmesi her iki taraf için de

güvenli bir liman olabilmesi üzerinde yükseldiği iki temel unsura bağlıdır; Uyum ve Sadakat. 

İkili ilişkilerde uyum, iki farklı insanın hiç bir konuda tartışmaması ya da her zaman birlikte

aynı şeyleri düşünmesi demek değildir. Gerçek uyum, farklılıklara rağmen ortak bir yaşamda yeni

 uyumlar albenisi oluşturabilmektir. İkili ilişkilerde kadın ya da erkek olsun önemli olan duygusal 

dengenin sağlanabilmesidir. Taraflardan birinin iniş ve çıkışlarını anlayışla karşılanması ve terazi 

görevinde ahenk katabilmesidir. Değer ve  hedef birliği ilişkinin geleceğe dair güçlerinin yaşam 

felsefesini oluşturur. Her ilişkinin bir yaşam felsefesi olmalıdır. Yaşam felsefesi olmayan 

birliktelikler zamanla yok edişlerin tezgahında kendine yer edinir. Esneklik ve Çatışma 

Yönetimi'nde haklı çıkma olgusu ile ilişkiyi koruma bilinciyle hareket edilmelidir. Kimi zaman 

dinlemiş olduğum bir çok ilişkilerde kalabalık ortamlarda kadın, erkeğin ; erkek ise kadının açığını

 bulup o kalabalık ya da tanıdık insanlara kendi alanlarının durumunu somut bir pazar argümanları 

gibi satışa çıkarıyor. Oysaki ne acı! Siz eşler, aile ortamında ya da tanıdık kalabalık ortamlarında 

birbirinizin açığını kapatan kişiler olmalısınız. İlişkilerde ''köprü kurmak'' duvarlar örmekten her 

zaman daha onarıcıdır.  Hayatınızda her şey olabilir; önemli olan sadakat duygusunu ve ilişki 

mahremiyetinin ana duvarlarını koruyacak olan sizlersiniz. Gelişen ve değişen yapı içerisinde 

ilişkilerin koruyucu unsurunun yapısında birçok dürtüsel, psikolojik ve travmatik durumlar 

yaygınlaşsa da siz iki bir birey olarak bunların çözümleyici rehberi olmalısınız. Kimi zaman öyle çok

 ilişki durumlarının çerçevesine tanık oluyoruz ki !Sosyolojik bir bakış açısıyla toplumu ele 

almalısınız. Toplum dediğimiz kavram salt bir çoğunluktan değil; kültürel, etniksel, kimliksel ve 

düşünsel türevlerden oluşmaktadır. Türk Toplum ve Geleneksel Kültür yapısının korunması ve 

yaşam hakkının herkese eşit davranılması için onarıcı insanlara ihtiyacımız olacaktır. İkili ilişkilerde

 de kimi zaman duygusal bunalım, psikolojik travma, ilişkinin yönetilmesi ve çift terapisitliğinde 

kaygısal,cinsel,ruhsal bozukluklar kimi zaman karşılaştığımız durumlar arasında yer almaktadır. 

Yaşam evresinde ''ötekileştiren insanlar'' her zaman karşınıza çıksa da güçlü bir kadın ve erkek 

ebeveynler olarak bizler toplumsal yapımızın imleçleriyle beraber evlilik kurumunun temel 

felsefesinde aile unsurunu korumalıyız.  

İlişkilerde saygı önemli bir bayraktır. Bunu taşıyanlar olarak kimi zaman partnerinizin size kendini 

açıkca ifade etmesi, sizin bunu anlamsal duygu terapileriyle ve empati yaklaşımlarıyla ona destek 

olarak ilişkinizin korunmasını sağlamalısınız.  

Kişisel alanda değişen döngüler ilişkilerin de rollerinde farklılılaşmaya sebep olabilmektedir. 

Toplumun sosyo kültürel yapısı, bireylerin yaşam tarzları, toplumsal cinsiyet rolleri, üretim

ilişkileri, bireylerin cinsiyete ve cinselliğe bakış açıları, aşk,sevgi ve eş seçmeden, cinsel kimliğe

kadar bireylerin yaşamını etkileyen bir unsur olarak cinsellik, bireyleri, sosyalleşme süreci

içerisinde, yaşam boyu etkileyen bir faktördür. (Adak, 2022). 

Onur Can Aydoğmuş

(Aile Danışmanı &Yazar)

30 Haziran 2026

21:48

 

 

 

 

 

 

 

  
71 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret7455
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.952947.1411
Euro53.709053.9243
Saat
Hava Durumu