SÖZCÜKLERİN ANLAMSAL BÜYÜSÜ ![]() TUNCEL KURTİZTürk sinema, dizi ve tiyatro dünyasının önemli aktörlerinden biri Tuncel Kurtiz.Özellikle Ezel dizisinde ‘’Ramiz Dayı’’ olarak akıllarda kalmıştır. Modern popüler kültürde derin bir iz bırakan kendine has ses tınısı ve şiirsel diksiyon tarzı ve felsefi yaşam tarzıyla her zaman adından çok söz ettirmiştir. 1936 yılında Kocaeli’nde doğan Kurtiz İstanbul Üniversitesi Hukuk, İngiliz filolojisi, Felsefe ve Sanat Tarihi gibi bir çok bölümle eğitim yaşamında kendine yön çizse de tiyatroya yönelmesiyle hiç bir bölümü bitirememiştir. Yılmaz Güney ile olan dostluğu ve birlikte proje çalışmaları her zaman adından çok söz ettirmiştir. Sürü ve Umut gibi filmlerde yer alan Kurtiz, uluslar arası alanda ödüller alan kişi olmuştur. 27 Eylül 2013 yılında İstanbul’da vefat eden sanatçının kabri çok sevdiği Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Çamlıbel köyünde toprağa verilmiştir. Geride bıraktığı birçok filmler, kazandığı uluslar arası ödüller ve seslendirdiği ünlü şiirler ile yaşamımızda derin bir iz bırakmıştır. Kaz dağlarının arasından ilerleyerek vardığımız Çamlıbel köyünden sonra yukarı doğru ulaşmaya çalıştığımız mezarlık alanında yoğun bir insan katılımını da göz ardı etmemek gerek. Muhakak kabri başında anmaya giden bir dolu sevenleri var. Ramiz Dayı’nın mezarında sevenlerinin taşlar üzerine yazdığı sözlerde, zihinde kalan görsel tanımların ta kendisiydi. - Ramiz Dayı yeğenin Erdal 14.08.2026 - Beni herkes sevdaya asi sanır, Oysa aşk beni nerde görse tanır (Arslan) - Herkes ölür, kimi toprağa kimi yüreğe gömülür. - Yaşamak direnmektir. - Devrin daim olsun Ustam.
Kaz dağlarının eteğinde sevenlerinin uğrak yeri olan Tuncel Kurtiz ustayı yıllar önce Aydan Şener ile olan filmi ile ilk kez tanımıştım. Seslendirmiş olduğu nice güzel şiirlere hayat katan ustanın burayı tercih etmesinin sebebi de yıllar önce babasının kaymakamlık göreviyle buraya gelmesi ve orayı çok sevmesi olmuştur. Ömrünün son on ila on beş yılını burada geçiren sanaçi köydeki insanlar tarafından da çok sevilip ‘’Tuncel Baba’’ olaran tanımlanmıştır. Kazdağı eteklerinde Zeytinbağı adını verdiği butik otel kimi zaman şairlerin, yazarların, sanatçıların, entellektüellerin uğrak yeri olmuş Kültür Sanat Merkezi adını almıştır da dememiz oldukça doğru olandır. Zamanın büyük bir bölümü zeytin ağaçlarıyla geçiren usta sanatçı organik tarım yaparak köy halkıyla çok güzen vakitler geçirerek güzel anılar biriktirmiştir. Şehir hayatından ve setlerden uzaklaştığı bu dönemde bile sanattan kopmadı. TRT için köyün geleneklerini, mitolojik öykülerini harmanlayan "Çamlıbel'de Bir Hayır" gibi yerel belgesel çalışmalarına imza atmıştır. Sevgili Okurlar, Ağustos takviminde yolumuz Kaz Dağları arasında güzelliğin sanat, edebiyat, huzur, doğa ve sevgi ile bütünleştiği bu mekandan değerli sanatçı, şair ve usta tiyatrocu Tuncel Kurtiz’i mezarı başında andık. Sanat, doğanın eksik bıraktığı yerleri tamamlayan, insanı kendi derinlikleriyle yüzleştiren kutsal bir dildir. Boyada, seste, kelimede ya da sahnede hayat bulan her eser, dünyaya bırakılmış bir özgürlük çığlığıdır.Tuncel Kurtiz’in o tok sesiyle kulaklarımıza küpe ettiği felsefede olduğu gibi; sanat, hayata ve toprağa dokunabildiği müddetçe gerçektir. Ona göre insan, doğadan kopup betonlara sıkıştıkça ruhunu kaybeder; işte sanat tam da bu noktada, insanı Kazdağları’nın bir zeytin ağacı gibi köklerine, yani aslına döndüren bir kılavuzdur. Tuncel Kurtiz bize göstermiştir ki, en büyük sanat eseri insanın kendi yaşamıdır; şerefiyle, duruşuyla, doğaya duyduğu saygıyla ve her ne olursa olsun başladığı yere, toprağa sevgiyle dönebilme erdemiyle yoğrulmuş bir ömürdür. Şöhret gelip geçer, alkışlar susar; geriye sadece o büyük tiyatro sahnesinde, yani hayatın ta kendisinde bıraktığın samimi ve gururlu bir "sadâ" kalır.
|
|
28 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |